-->

 

Kimler Online

Şu anda 143 ziyaretçi çevrimiçi

Anket TSE

Hangi Ürün Belgelendirme Hizmetlerinden Faydalandınız
 

 

Sanatçılar Ekonominin Düşmanı mı?
(0 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)
http://www.gidamarka.com/images/0aliyuksel.jpgTaklit ürünler, taklit imajlar, taklit eserler, taklit kitap, yazılım,müzik… Taklidin sonu yok… Taklitçilik; gittikçe büyüyenbir sektör. Taklitçi, orijinal ürün sahibi kadar, bazen ondan da fazla kazanıyor.
Son aylarda basına ve genel medyaya yansıyan haberler bunu doğruluyor. Tüm dünyada taklitle mücadele konusunda devletlerin aldığı kararlar ve çıkardığı kanunlara rağmen; taklit sektörü büyüyor, serpiliyor.
TMD Başkanı Selçuk Güzenge; Türkiye’deki taklit ürünlerin yıllık 4 milyar doları bulduğunu belirtiyor. Tüm dünyanın yıllık taklit pazarı ise; 512 milyar dolar civarında… Ayrıca aynı kurum; taklit ürünlerin gelirinin illegal örgütlere gittiğini belirtiyor. İstanbul Barosu Fikri Haklar Komisyonu da bu kanaatte. Komisyon başkanınca yapılan açıklamaya göre; PKK ve diğer yasadışı terör örgütleri taklit ürün taşıma ve satış işleri yaparak maddi kaynak sağlıyor. Resmi tahminler, Romen halkına her yıl 10 milyondan fazla taklit ürün satılarak şirketlerin devasa zararlara uğratıldığını söylüyor. Hükümet sorunla baş etmek için adımlar atıyor. Romanya Taklitçilikle Mücadele Derneği (REACT) başkanı Gabriel Turcu, sahte mal pazarının ülkede satılan bütün malların yüzde 50 ila 60'ını oluşturduğunu söylüyor. Ancak Turcu, "parfümler, markalı giysi ve ayakkabı veya cep telefonu aksesuarları söz konusu olduğunda bu rakamın yüzde 80'lere kadar çıktığını" sözlerine ekliyor.
Taklit Ürün Deyince…
Taklit ürün; tekstil, otomobil, gıda, temizlik, saat, ilaç, müzik, film, yazılım… her sektörde var. Giydiğiniz ayakkabı, atlet taklit marka olabildiği gibi, aracınızın aynası da taklit olabilir, evinize aldığınız temizlik ürününün hem markası hem de içerdiği kimyasallar, kolonya taklit olabilir; evinize aldığınız VCD taklit olabilir, diğer yandan güvenerek gittiğiniz lokantadaki et, hormonlu yani sahte olabilir, hatta orada size sunulan müzik de korsan olabilir.
Ankara Ticaret Odası’nın yaptığı bir çalışmaya göre, en çok taklit edilen giyim markaları arasında Adidas, Puma, Nike ve Polo başı çekiyor. Onları Versace, Gucci, Dolce Gabbana, Diesel, Louis Vuitton, Ralph Lauren, Barbie, DKNY, Prada, Lacoste, Paul&Shark takip ediyor. Elektronik eşyada Panasonic, Microsoft, Citizen ve Sony’in sahteleri yapılıyor.
Antibiyotik ve vitamin haplarının yanı sıra Vermidon ve Aspirin gibi çok talep edilen ağrı kesici ilaçların bile sahtesi yapılıp satılıyor. Orijinalinden birebir kopyalama en çok tercih edilen taklit sistemi. Markadaki harflerin bir tanesi değiştirilerek veya var olan şeritlerin sayısı, rengi, uzunluğu ve kalınlığı ile oynanarak yapılıyor.
Bir anlamda, gün içinde, taklit, korsan, çalıntı bir sürü ürünü kullanıyoruz, belki de davranışımızla bunu destekliyoruz. Mesela, taklitten şikayetçi olan Tescilli Markalar Derneği, üye işyerlerinde çaldığı, kullandığı müziğe para ödemiyor., Bel ki de bu tipi işyerlerinin bazılarında kaçak, şifresi kırılmış yazılımlar da kullanılıyordur. Burada  tek taraflı bir duyarlılık olduğu için, işler yürümüyor. Yani, kendi taklidini önlemek isterken acaba; başka taklit ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz? Çocuğunuza aldığınız cd, vcd acaba orijinal mi, yoksa bilerek ucuz taklidini mi kullanıyorsunuz?
Devlet Adliyede Ne Durumda?
Taklit ürün, yazılım, film gibi ürünlerde eskiye göre kanunlarımızın iyi olduğunu belirtmek şart… Mesela; patent, tasarım, marka kanunu yüzde 80 iyi düzenlenmiş maddelerle dolu. Ayrıca, yazılım, kitap ve müziği koruyan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu da bir çok karmaşık hükmüne rağmen, caydırıcı hükümler getiriyor denebilir. Ama uygulamada; adliyenin yavaşlığı, savcıların taklit ürün toplama konusunda çekingen davranmaları, kanunu yorumlarken sanık lehine aşırı bir yorum getirmeleri, taklit ürün üreten kişi veya şirket için arama kararı vermekten kaçınmaları, hakimlerin de bu konuda aynı tutumu benimsemeleri, cezalandırma yoluna gitseler dahi iki-üç yıl davanın sürmesi, sonrasında ise Yargıtay’da dosyanın bir yıl kalması, sanıklar için teşvik edici, şikayetçi hak sahipleri için ise caydırıcı bir durum ortaya çıkarmaktadır. Taklit ürünün gizli imal edildiği, yer altı şebekelerince üretildiği dikkate alındığında, şikayetçi hak sahibinden;”  …git faturalı bir örnek numune al getir, ben o zaman  arama kararı verebilirim” şeklinde yol göstermek, hak sahibine vurulan bir darbe oluyor.
Polise arama izni çıkarılıncaya kadar da sahte üretimi yapanlardan taşıma ve satışı gerçekleştiren kişilere kadar organize olmuş taklit ürün çetesi hemen piyasadan çekiliyor. Bir uygulamacının ifadesi aynen şöyle: “İstanbul’daki satıcı, İzmir’deki üretici, güneydeki taşıyıcı veya yurtdışına ihracı yapan kişiler bu malları aynı yerlerden alan ve birbiriyle bağlantılı olan kişiler olarak karşımıza çıkıyor. Marmaris’te bunlara karşı bir işlem yapıldığında etkisini Kapalı Çarşı veya Kemer’de görebilirsiniz. Kendi aralarında çok organizeli bir iletişimleri var.”
Yoğun iş yükü ve uzmanlık istediği için birçok hakimin taklit ürün konusunda ‘Tutarlı’ karar veremediği, duruşma için 6-8 ay sonrasına gün verildiği görülüyor. Bir hakimin önüne ayda yaklaşık 150 dosya geldiği bir mahkemede; başarılı olması da zor. Acilen, uzmanlık mahkemeleri, İstanbul’da 10’a, diğer illerde de ihtiyaca göre yeter sayıya çıkarılmalıdır.
Taklit Üründe Gümrüklerde Durum
Ürün taklitçiliği konusunda Çin ilk sırada bulunuyor. Türkiye, Amerika Ticaret Temsilciliği’nin yayınladığı yıllık Fikri Mülkiyet Hakları Raporu’na göre marka taklitçiliğinde ön sıralarda yer alıyor. Dünya Gümrük Örgütü’ne göre ise Polonya ve Tayland’dan sonra üçüncü sırada geliyor. Türkiye üretilen ürünü tescilleyen patent konusunda 2004’te yapılan 47.500 başvuru ile Avrupa’da 5. sırada yer alıyor.
Gümrüklerde, taklit ve korsan ürünle ilgili ne yapılacağı kesin olarak net değil. Biraz şahsi diyaloglar, biraz gümrükteki görevlilerin tutumu bunu kolaylaştırsa da; gümrükçülerin Yeşil Hat dedikleri, aranmayan ve ne olduğuna dikkat edilmeyen hattan giren taklit ürünleri yakalamak mümkün değil. Çünkü beyannamede ne belirtiliyorsa; buna itibar ediliyor. Türkiye’de gümrük sayısının ne kadar çok olduğunu bilen kimseler, gümrükte mal yakalatmanın da ne kadar zor olduğunu bilmekteler.
Herkes Kendi Mücadelesini Veriyor
Büyük şirketler, taklitle mücadeleye dev bütçeler ayırırken, küçük şirket veya şahısların fazla yapabileceği bir şey yok. Onlar adli sistemin iyi çalışmasını umuyorlar.
Bu konuda örnek vermek gerekirse; Siemens,verdiği ilanlarda; Taklit ve standart dışı Şalt ve Enstalasyon malzemeleri orijinal ürünlere göre daha ucuz, ancak cana ve mala karşı içerdikleri tehlikeler çok ciddi boyutlarda olduğunu duyururken; bazı otomobil firmaları; orijinal parça kullanırsanız, daha uzun ömürlü bir aracınız olur, garanti kapsamında kalırsınız” mesajı veriyorlar. Yazılım konusunda BSA’nın gazete, televizyon ve diğer medyaya verdiği reklamlar, halen hafızalarda.
6-11 Eylül tarihleri arasında Cebit Eurasia'yı ziyaret edenler arasında anket yoluyla gerçekleşen araştırmaya bin 21 kişi katıldı. Türkiye'nin 46 ilinden katılımcıların oluşturduğu anketin sonuçları Türkiye'de “Orijinal Ürün Kullanımı” konusunda toplum bilincini tespit adına önem taşıyor. Bu kurumun yaptığı araştırmadan çıkan sonuç; eğitim ve gelir seviyesi en yüksek insanların bile korsan ürün kullanmanın hırsızlık yapmaktan farksız olduğunu bilmemeleri.
Orijinal olmayan yazılım, film, müzik ürünü veya kitap satın almak ve kullanmak halk dilinde “korsan ürün kullanmak” olarak tabir ediliyor. Ancak korsan ürün kullananların da kullanmayanların da büyük çoğunluğu aslında bu kullanımın bir suç olduğunu ve hukuken hırsızlık anlamına gelen telif hakkı ihlali suçu olarak tanımlandığını bilmiyor.
Ankete katılanların %75'i korsan ürün kullandıklarını belirtiyorlar. Kullanılan korsan ürünlerin % 42'sini film, %41'ini müzik ürünü, %37'sini yazılım ve % 16'sını da kitap oluşturuyor. Orijinal olmayan “korsan” tabir edilen ürünleri kullananların profilleri, anketin en ilgi çekici sonuçlarını oluşturuyor. Araştırmaya katılan öğrencilerin % 88'i; diğer mesleklerden katılımcıların da % 71'i orijinal olmayan ürün kullanmış ya da satın almış.
Müzik endüstrisi alanında Müyorbir, Müyap, Mesam ve MSG’nin kurum olarak yaptığı çalışmalar, zayıf bütçe ile yapılmasına rağmen  gene de epey ses getirmekte… Ancak, sanayi ve ticaret markalarımızı taklit edenler cezalandırılsın! Diye ortaya çıkan sanayi ve ticaret odaları, her nedense; aynı üyelerine, sizde müzik, kitap ve yazılım haklarına yani telif haklarına saygılı olun! Kullandığınızın bedelini ödeyin, izinsiz de kullanmayın, önerisini getirmek yerine, bu hakların varlığını şüpheye düşürecek beyanlarda bulunarak, taklit ve korsanı özendiriyor. Halbuki, bu konularda, bileşik kaplar kanunu uygulanır, yani, bu piyasalardan birisinin zarar görmesi tümünü etkiler, bir alanda savunduğunuz doğruları, öteki alanda inkar ederseniz, inandırıcılığınız kalmayacaktır.
 

 

 

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak Kitabı ÇIKTI!