-->

 

Kimler Online

Şu anda 105 ziyaretçi çevrimiçi

 

Sivaslılar İstanbul’u Etkiliyor
(0 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)


‘Hiç tanımadığı halde sırf hemşeri olduğumuz için sofrasını paylaşan, iş veren, işini destekleyen, birbirine dayanak olan o kadar hemşeri tanıdım ki… Bu hemşerilerimizin en önemli özelliği diyebilirim’

Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Avukat Ali Yüksel, memleketi Sivas’la ilgili düşünceleri, Türkiye’de hukuk sistemi ve Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü ile ilgili sorularımızı yanıtladı. 

- Uzun yıllardır İstanbul’da avukatlık yapıyorsunuz ve geniş bir ekiple çalışan bir hukuk firmasının da sahibisiniz. Memleketiniz Sivas’la olan bağlarınız devam ediyor mu? İstanbul’da pek çok Sivaslı yaşıyor ve iş yapıyor, sizce bunun İstanbul’a etkisi ne?

İstanbul’da yaşayan bir Sivaslı olarak Sivas’ın ve Sivaslıların her geçen gün İstanbul’da ağırlığının hissedildiği bir konjonktür var. Ağırlık hangi açıdan derseniz, birincisi “sosyal” açıdan. İstanbul’da hiçbir insan yok ki bir Sivaslı ile komşu olmasın. İstanbul’da hiçbir otobüs, metrobüs, tramvay yok ki herhangi bir anında Sivaslı bir yolcu olmasın... Her on kişiden en az biri Sivaslı. Bir İETT ya da halk otobüsünde 100 kişi seyahat ediyorsa 10 kişisi hemşerimiz. Bu sayı ve oran şunun için önemli; Sivaslıların bir konudaki düşüncesi, tavrı, oyu İstanbul’un genelini, genel eğilimini etkiler, etkiliyor. Bu sebeple Sivaslılar için ‘’güçlü bir sosyal etkileyici’’ diyebiliriz. Ben 1990‘lı yıllardan beri Sivas dernek ve vakıflarının içinde oldum, Suşehri Dernek başkanlığı, Sivas Vadi Federasyonu kurucu ve başkanlığı, Sivas platformu kuruculuğu, genel sekreterliği, halen de Sivas iş adamları grubu başkan yardımcılığı yapıyorum. En az 20 Sivas derneğinde ve vakfında üyeliğim var. Biz yönetiminde olduğumuz bu kuruluşlarda Sivaslının “sosyal olarak bir arada” olmasını, sosyal güç olmasını sağladık. İkinci ağrılık; siyasal açıdan... Böyle bir sosyal gücün doğal olarak siyasal bir ağırlığı olması kaçınılmaz. ‘’Sosyal bir güç’’ varsa siyaset hemen ona ilgi duyuyor, o gücü değerlendirmek istiyor. Eskiden siyaset odakları, Sivaslı derneklere güler yüz göstererek yahut bazı küçük yardımlar, destekler vererek ya da bir önemsiz mevkiye bir Sivaslıyı getirerek gönlünü ve oyunu alıyordu. Sivaslıların bilinçlenmesi sonucu artık zor... Artık, toplumsal ağırlığın siyaset sahnesinde yansıması gerekiyor, yoksa toplum kabul etmiyor. Ben Sivas platformunun kurucularındanım. Esasen 5 kurucudan biriyim. Platformun üyesi, Suşehri dernek başkanı iken seçimlerde “Vadi” olarak nitelediğimiz Suşehri, Koyulhisar, Akıncılar ve Gölova’nın hakkını nasıl alırız diye bir “Siyasi Komite” kurduk. Başkanı ben olarak, üyeleri İrfan Göz, İbrahim Bey, rahmetli Hayrettin Yücel, Faruk Uğur, İsmail Karabiber, Nazmi Zengin, rahmetli Ekrem bey, rahmetli Cemil Akça’ydı. Sonra aslında Sivas çapında böyle bir ihtiyaç olduğunu gördük, bu platforma dönüştü. Diğer ilçeler de teşebbüse katılarak Sivas platformu kuruldu. O günden beri de İsmail Erdem Bey başkanımız. Üçüncü ağırlık da ekonomik ağırlık. İki milyonu aşkın Sivaslının İstanbul’da en az 100.000 girişimcisi var. Bu girişimcilerin bir kısmı tüm ülkede tanınmış, bir kısmı ise her geçen gün büyüyen bir pastaya sahip... En önemli özellikleri de ‘’dürüstlük’’. Bu seyir ve ivmede giderse 10 yıl içinde İstanbul’da en büyük ekonomik güç ‘’Sivaslılar’’ olacaktır. 

Bir hukukçu olarak Sivaslı olmak;
1990 yılında İstanbul’a geldiğimde stajyer avukattım. İstanbul’daki Sivaslılar dağınık ve ekonomik olarak zayıftı. Girişimcilik düzeyi düşüktü ve işadamı sayısı çok azdı. Seyyar satıcılıktan, pazarcılığa, inşaat ustalığına, taksiciliğe kadar bir dizi daha çok emeğe dayanan az kazanan işlerdi. “Sivaslı avukat” olarak da İstanbul’da 4-5 kişi sayılabiliyordu. Mesleğimin ilk yıllarında bile çok hemşerilerimin hukuksal problemlerini para almadan çözdüm. Çoğunun bir avukata verecek parası yoktu ama mağdur durumdan olduklarından yardım etmek zorundaydım. Bazı iş sahibi hemşerilerim de bana henüz stajyerken vekâlet vererek destek verdiler. Onlar da bana hemşerileri olduğum için güvenmişlerdi. Onların desteği meslekte bana ‘’can suyu’’ gibi olmuştur. Sivaslılar birbirini tutar mı, destekler mi? Bence ziyadesiyle... Hiç tanımadığı halde sırf hemşeri olduğumuz için sofrasını paylaşan, iş veren, işini destekleyen, birbirine dayanak olan o kadar hemşeri tanıdım ki… Bu hemşerilerimizin en önemli özelliği diyebilirim. Başka hiçbir özelliği olmasa bile bu özellik yeter de artar bile.Bugüne geldiğimizde 100-150 kişiye ulaşmış bir hukuk bürosu olarak, çalışanlarımızda önemli bir ölçüde hemşerimiz vardır. Bir personel alacaksak ve adaylardan biri Sivaslı ise %50 daha şanslı olduğunu tüm personelimiz bilir. 

- Bir hukukçu olarak Türkiye’de hukuk mesleğini yapmak zor mudur?

Türkiye’de kanunlar çok sık değişir, kanun değişmese de Yargıtay’ın, Danıştay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin kararları, görüşleri çok değişir. Bu sebeple; hukukçuya olan ihtiyaç her zaman üst seviyededir. Buna karşılık, hukuk eğitimi 4 yıl ve yetersiz. Bu yüzden hakimler, savcılar, avukatlar çok iyi bir eğitim alma imkanı bulamadan mezun oluyorlar. İnsanların ve şirketlerin hukuka olan yüksek ve öncelikli ihtiyacını karşılayacak hukukçulara ihtiyaç var. Bunun yanında ekonomik dalgalanmalar herkese olduğu kadar avukatlara da zarar veriyor. Biz hukuk bürosu olarak hukukun olması gerektiği gibi, tarafsız ancak hakkın tarafında; bağımsız ancak doğruya bağımlı şekilde yapmaya çalışıyoruz. Hem meslek ilkelerine en üst düzey de uyup hem her gün gelişen ekonomide ortaya çıkan hukuksal sorunlara tabım ve çözüm getirmeye çalışıyoruz.Sizin özel olarak ilgi duyduğunuz uzman olduğunuz bir hukuk dalı var mı?Ben iki hukuk dalını seviyorum ve özel olarak yapıyorum. Gayrimenkul hukuku ve Patent hukuku. Şirketler, ticaret, ceza, iş hukuku gibi alanlar da tabi ki ilgilendiğim alanlar.

- “Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü” nedir ve faaliyetleri nelerdir?
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü, Türkiye’deki gayrimenkul davalarına ve problemlerine çözüm üretmek için ve yine kentleşmede ortaya çıkan eğilimlerde think-thank yani düşünce kuruluşu olarak 7 yıl önce kuruldu. Kurulduğundan beri de başkanlığını yürütüyorum. 40 civarında akademisyen, avukat, eski hakim, imarcı, milli emlak uzmanı, bilirkişi, plancı, haritacı gibi teknik olarak mesleğin uzmanı olan kişilerden oluşuyor. Gayrimenkul denince akla gelen vakıf taşınmazları, milli emlak-hazine, eski eserler, su havzaları, kamulaştırma, inşaat, kentsel dönüşüm, imar gibi alanlardaki konularda gerektiğinde kamuyu bilgilendirmek için seminerler, konferanslar, tebliğler yaptığı gibi, makaleler, kitaplar da yazıyor, istenen konularda davalarda bilirkişilik, hukuki teknik mütalaa, dosya hazırlama işlemleri de yapıyor. Hatalı kanun, yönetmelik ya da uygulama varsa yerine göre bakanlığa, belediyeye başvurup hatanın düzeltilmesini sağlamaya çalışıyor.

 

 

 

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Patentle Kazanmak Kitabı ÇIKTI!