-->

Giriş Formu



Neden üye olmalısınız?

Makaleler

YERLİ ÜRETİM GOJIBERRY

İtimat Palet Orman Ürünleri Metal Turizm Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş’den Aliye ALTINIŞIK ile ürünleri ve fuarı konuştuk.

 

 

Devamını oku...
 
“Yeni çıkacak olan Sınai Mülkiyet yasasının bizi daha çok koruyacağına inanıyoruz”


Kaçkar Dağları’nın eşsiz ve doğal ürünlerinin lezzetini İstanbul’daki müşterilerinin hizmetine sunan Kaçkar Pide, 13 yıldır kalitesinden taviz vermeden çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Firma sahibi Oktay Tüylüoğlu ile gazetemiz adına keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Devamını oku...
 
Sivaslılar İstanbul’u Etkiliyor


‘Hiç tanımadığı halde sırf hemşeri olduğumuz için sofrasını paylaşan, iş veren, işini destekleyen, birbirine dayanak olan o kadar hemşeri tanıdım ki… Bu hemşerilerimizin en önemli özelliği diyebilirim’

Devamını oku...
 

Anket Telif

Hangi Belgelendirme Hizmetlerinden Faydalandınız
 

Kimler Online

Şu anda 29 ziyaretçi çevrimiçi

 

Gıda enflasyonuna karşı ‘Milli Tarım Reformu’
(0 - CDAJAXVOTE_VOTE_COUNT)


“Yağmadan kurtardıkları 184 ovayı tarımsal sit alanı ilan edeceklerini” bildiren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, "Ekilmedik bir karış yer bırakmayacağız” dedi.


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, tarımda hem hayvansal, hem de bitkisel üretimde yeni bir sisteme geçiyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in ‘Milli Tarım’ dönemi diye açıkladığı ve 2017 yılında uygulamaya gireceğini belirttiği projeye göre Türkiye “Yetiştirici Bölgesi”, “Besi Bölgesi” “Süt ve Sanayi Bölgesi” olmak üzere 3 bölgeden oluşacak.
Bitkisel üretimde havza bazlı üretim modeline geçilecek. Bakan Çelik bunun için 941 havza belirlediklerini belirterek, “Bu havzalarda belirlenen ürünler ekilecek. Hangi bölgenin hangi ürüne uygun olduğu belirlendi. Bu ürünleri ekmeyenler destekten yararlanamayacak. 2017-2018 yılında artık üretici neyi, ne zaman, nasıl ekeceğini ve ne imkanı elde edeceğini bilecek. Yaygın bir eğitim faaliyeti Türkiye sathında yürütülecek. Hedefimiz neye ihtiyacımız varsa onu üretmek. Bundan sonra devlet önerecek, çiftçi yetiştirecek” dedi. Çelik, bu sisteme geçiş ile tarımsal hasılatta 11 milyar liralık artış beklediklerini kaydetti.

20 damızlık çiftliği kurulacak
Hayvancılıkta da ithalat yerine yerli üretime ağırlık verilecek. Bakan Çelik, ülke olarak 500 bin hayvan ithal edildiğini belirterek, ithalata dayalı bir hayvancılık anlayışını ortadan kaldıracaklarını, buna yönelik de damızlık çiftlikleri kurulacağını açıkladı. Bu konuda altyapı eksikliklerinin tamamlandığını, damızlık çiftliklerinin özel ve kamu tarafından kurulacağını dile getiren Çelik, “İlk etapta 20 adet damızlık çiftliği kurulacak. Bu çiftliklerin, yarısı erkek, yarısı dişi olacak. Erkekler besi, dişiler süt ve damızlık için kullanılacak. Hayvancılık yapacakların bu merkezlerden istediği cins ve ırk hayvanı seçip alacak. Küçükbaş için de benzer merkezler kurulacak” açıklamasını yaptı.
25 il hayvan yetiştiriciliği bölgesi ilan ediliyor
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik’in verdiği bilgiye göre yaklaşık 25 il hayvan yetiştiriciliği bölgesi ilan edilecek. Oralarda yem bitkilerine çok ciddi destek verilecek. Doğu Anadolu başta olmak üzere, önce 50 bin, sonra 300 bin damızlık hayvan sisteme sokulacak. Böylece bir tarafta yetiştirici bölgesi, bir tarafta besi bölgesi, bir tarafta da süt ve sanayi bölgesi olmak üzere Türkiye üç bölgeden oluşacak.
Meralar üreticilere 20 yıllığına verilecek
Bakan Çelik, ülke hayvan varlığı oluşturulurken yem fiyatlarınının da aşağı çekileceğini belirterek, bunu nasıl yapacaklarını şöyle açıkladı: “Havza bazlı üretimine, yem bitkilerini de dahil ettik. ‘Türkiye’nin her yerinde ekebilirsiniz bunları’ dedik. Ayrıca meraların vatandaşa, hayvancılık yapanlara verilmesi gündemde. Meraları ıslah etmesi kaydı ile merayı tahsis edeceğiz. Köy, hayvancılık yapıyorsa, öncelikli olarak onlara verilecek. Yapmıyorsa, başka üreticilere 20 yıllığına verilecek. Böylece, hem yem fiyatları düşecek, hem de meralar iyi ve verimli kullanılacak.

'Şap'a karşı ‘şaptan ari bölge' ilan edilecek
Çelik, hayvancılıkla ilgili diğer bir projenin de şap hastalığı ile mücadele olduğunu belirterek, bu kapsamda “şaptan ari bölge” ilan edileceğini söyledi. Çelik, Antalya’dan Sinop’a bir hat çekerek, bu hattın batısında kalan her yeri, şap hastalığına karşı ari bölge ilan edeceklerini söyledi. Hayvan geçişleri için de üç merkez konulacağını belirten Çelik, “Bu merkezlerdeki kontrollerden sonra batıya geçişlere izin verilecek. Bu bölgede arilik sağlandıktan sonra doğu için de aynı karar alınacak” dedi.
184 ova tarımsal sit alanı olacak

Şu an Türkiye’de yağmadan kurtarılan 184 ovayı tarımsal sit alanı ilan edeceklerini de belirten Çelik, "Ekilmedik bir karış yer bırakmayacağız. Tarımsal verimlilik için bu şart" diye konuştu.

İzmir “Süt ve Sanayi Bölgesi’ olarak ilan edilmeli
Bakanlığın ‘Milli Tarım’ projesine ilişkin değerlendirmede bulunan Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, Türkiye’de 22 ilin hayvan yetiştiriciliği bölgesi olarak ilan edilmesiyle birlikte, bu illerde yem bitkilerine ciddi destek verilmesinin çok doğru bir uygulama olduğunu ifade etti. İzmir’in Türkiye’nin en çok süt üreten bölgesi olmasının yanı sıra verimlilik ve kalite konusunda da Avrupa standartlarına ulaştığını belirten Eskiyörük, “Sayın Bakanın açıklamasına göre, yeni dönemde Türkiye, Yetiştirici Bölgesi, Besi Bölgesi, Süt ve Sanayi Bölgesi gibi üç bölgeden oluşacak. İzmir Türkiye’de üretilen sütün yüzde 10’unu karşılaması, soğuk zincirde yüzde 80 seviyesinde olması ve süt konusunda Türkiye’nin en büyük sanayicilerini bünyesinde barındırmasıyla süt hayvancılığı açısından büyük potansiyele sahiptir. Bu özellikler doğrultusunda Süt ve Sanayi Bölgesi konumuyla değerlendirilmeye alınmalıdır” dedi. Eskiyörük, bundan sonrası için stratejik yönden üzerinde çalışmaları gereken konunun bu bölgede süt ve süt ürünleri sanayiinin planlı biçimde geliştirilmesi olduğunu belirterek, “Artık süt sektöründe katma değerli üretim ve sanayii ön plana çıkarmalıyız. Biz üretici temsilcileri olarak yeni dönemde üzerimize düşeni fazlasıyla yapmaya hazırız” dedi.

‘Üretimi teşvik etmeyecek, sonuç yine hüsran olacak’
Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Anıl da projenin üreticilere danışılmadan hazırlandığını belirterek, “Ne hikmetse hiçbir yetiştiriciye ‘biz şunu düşünüyoruz, uygulamada ne sıkıntı var’ sormuyorlar. Fikir alınmadan yapılan her şey başarısız olur. Devletin malı deniz, yemeyen keriz. Kar olsa ne olacak, zarar olsa ne olacak. Proje yapılıyor, başarısı izlenmiyor, salla gitsin. Akan bu suların hepsi büyük göllerde toplanıyor. Büyük kurumlar bütün alın terimizi, devletin harcadığı paraları topluyor, ondan sonra vatandaş ucuz ürün alamıyor. Devlet de ‘ben proje yaptım’ diyor. Projenin doğru gelen yanı yok. Defalarda öneri sunduk, ciddiye alan yok. Bursa'da ne kadar süt işletmesi varsa zarar ediyor. Besi ili diyor, nasıl üreteceksin, besi materyali nerede. Gerçek köylü üretmediği müddetçe şehirdeki insan ucuz yiyemez. Bu proje de üretimi teşvik etmeyecek. Sonucu çok net görüyorum, iddia da ediyorum, sonuç yine hüsran olacak. Kim biliyor projeyi? Detayları kim hazırlayacak? Hangi yetiştirici sahiplenecek?” şeklinde konuştu.
'Gıda enflasyonuyla 'yapısal' mücadele şart'

Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD ) hazırladığı raporla kronikleşen gıda enflasyonu sorununu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Üretim maliyetlerindeki artış, arz açığı, ihracat arzı, küresel piyasalardan yalıtım ve topraktan rafa uzanan zincirdeki kemikleşen problemler gıda enflasyonu sorununu derinleştiriyor. Çözüm ise kısa ve orta vadede tarım ve hayvancılık destekleme modeli ile tarımsal örgütlenme ve pazarlama konusunda yapılacak değişikliklerle çözülebilir. Raporun sunumunun yapıldığı toplantıda konuşan Gıda, Tarım ve Haycancılık Bakanı Faruk Çelik de, tarım ve hayvancılıkta atılacak reform adımlarıyla verimliliği sürdürülebilir kılacaklarını söyledi.
TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran- Symes ev sahipliğinde ve Bakan Faruk Çelik'in katılımıyla 'Yapısal Sorunlar Perspektifinden Verimlilik ve Gıda Enflasyonu Konferansı' gerçekleşti. Konferansta paylaşılan ve yine aynı başlıkta hazırlanan raporda gıda enflasyonu sorununu derinleştiren sorunlar ile kısa ve orta vadede çözüm önerilerine yer verildi. Dünyada gıda fiyatlarının 2014 yılından itibaren düşüş trendine girdiği, ancak Türkiye'de tam tersi bir trendin mevcut olduğunu hatırlatan rapora göre, gıda fiyatlarındaki artışın yol açtığı enflasyon, genelin yaklaşık yüzde 30’una denk geliyor. Bu enflasyonun en çok alt ve orta gelir gruplarını etkilediğini ve yoksul kesim üzerinde bir yük oluşturduğunu söyleyen rapor, bu yılın ikinci çeyrek enflasyon rakamlarında gözlemlenen gıda fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olması için sektörün yapısal sorunlarının çözülmesi gerektiğine işaret ediyor. Buna göre ortaya çıkan başlıca sorunlar artan üretim maliyeti, arz açığı, ihracat arzı (yaş sebze-meyve), dünya piyasalarından yalıtım ve ürün zincirlerinde eksik ve aksak örgütlenme şeklinde sıralanabilir. Çözüm ise 'genel destekleme politikası', 'hayvancılık destekleri', 'tarımsal örgütleme' ve 'tarımsal pazarlama' konularında gidilecek birtakım politika değişikliklerinde yatıyor.

Gelir ödemesi sistemine geçiş hızlandırılmalı
Raporda, genel tarımsal destekleme politikası olarak önce bölge daha sonra havza tabanlı ekim alanı ve verim verileri ile çok yıllık ortalama fiyatlara dayalı gelir tahminlerinden yola çıkarak ayrıntılarıyla çalışılacak bir destekleme sistemi öneriliyor. Gelir ödeme sisteminin ürün, bölge ve kaliteye göre farklılık gösterecek biçimde yeniden düzenlenmesinin uygulamayı kolaylaştıracak bazı temel ürün borsalarını canlandıracağı ve ürün kayıtlılığını artıracağı da raporda vurgulanıyor. Yakın vadede işletme tabanlı gelir ödemesi sistemine geçişin hızlandırılması da raporda altı çizilen en önemli hususlardan biri. Öte yandan raporda hayvancılık sektöründe hayvan sağlığını da gözetecek şekilde girdi maliyetleri ve çıktı fiyatlarını göz önüne alan sade bir destekleme politikasının gerekliliği de özellikle vurgulanıyor. Rapora göre, bu çerçevede özellikle damızlık ihtiyacını karşılayacak büyük işletmelerin kurulması, ortalama işletme büyüklüğünü artırmaya yönelik önlemler ve üretim artışını ve ihtisaslaşmayı destekleyecek yatırım desteklerini içermesi vazgeçilmez görülüyor.

 

 

adrespatent-reklam

Sürdürülebilir Gıda için tüm paydaşların Dünya Gıda Günü Buluşması


Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası-TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğinde gerçekleştirilecek olan ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in de katılması beklenilen ‘’Sürdürülebilir Gıda Konferansı’, ikinci yılında Dünya Gıda Günü Buluşması ile birleştirilerek özel bir anlam kazanıyor. 

Devamını oku...
 
Gıda fiyatına yakın Takip

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, gıda fiyatlarını daha yakından izleyeceklerini belirterek, “Gıda Komitesinin alacağı kararlar doğrultusunda müdahale mekanizmaları oluşturacağız” dedi.


Devamını oku...
 
"Gıda sanayi stratejisi oluşturmalıyız"

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, gıda sanayisinde dijital dönüşümün sektörün katma değerine potansiyel katkısının yüzde 10 mertebesinde olduğunu belirterek, "Sektörün rekabet gücünün artırılması hedefiyle belirlenmiş bir gıda sanayi stratejisi oluşturmalıyız." dedi.

Devamını oku...
 
Gıda enflasyonuna karşı ‘Milli Tarım Reformu’


“Yağmadan kurtardıkları 184 ovayı tarımsal sit alanı ilan edeceklerini” bildiren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, "Ekilmedik bir karış yer bırakmayacağız” dedi.

Devamını oku...
 
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Av. Ali Yüksel Kentsel Dönüşüm Uzmanlık Programında Eğitim Verecek


İstanbul Üniversitesi (SEM) iş birliğinde düzenlenen Kentsel Dönüşüm Uzmanlığı Sertifika Programı 15 Ekim’de İstanbul’da gerçekleştirilecek sertifika programında konuşmacı olarak yer alacak olan Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Av. Ali Yüksel katılımcılara kentsel dönüşüm konusunda önemli hukuki bilgiler aktaracak. 

Devamını oku...
 

 

Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak!

adres_kitap

Marka Olun...

Tescilli Markaların Koruma Süresi ve Yenileme Nasıldır?
Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde sonsuz sayıda yenilenebilir. Koruma süresi sona eren marka, sahibinin veya onun yetkili kıldığı vekilin talebi halinde yenilenir. Yenileme talebinin yapılması koruma
Devamını oku...
 
Marka Devri Nedir? Nasıl Gerçekleştirilir?
Marka devri; markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı üçüncü şahıslara devredilmesidir. Mahkeme kararının sonucu olan devir hariç markanın devri yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Markalar siciline kaydedilmeyen devir, üçüncü kişilere karşı marka hakkı olarak ileri sürülemez.

Devamını oku...
 
Marka Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya
Devamını oku...
 

Patentle Kazanmak Kitabı ÇIKTI!